Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığının Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Gözü nemlendirmek ile görevli olan gözyaşı sıvısı gözün içinden kanallar vasıtasıyla burun yapısına bağlıdır. Bu kanallarda meydana gelen bir tıkanıklık ciddi göz enfeksiyonlarına sebep olabilir.

Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı

Gözyaşı sıvısı gözü nemlendirmeye ve hava dış etkenlere karşı korumaya yarayan önemli bir oluşumdur. Ancak bazı kişilerde gözyaşı kanallarında meydana gelen tıkanıklıklar gözün yeterince nemlenmesini önleyerek enfeksiyon riskini ortaya çıkarmaktadır. Korumasız bir şekilde özelikle rüzgarlı veya ışığın yoğun olduğu ortamlarda çeşitli sorunlarla karşılaşmaktadırlar. 

Gözyaşı kanallarının anatomik yapısı göz kapaklarından başlayarak burnun alt kısmına kadar uzanan kanallardan ibarettir. Bu alanda çeşitli KBB enfeksiyonları veya farklı etkenlerle tıkanıklıklar meydana gelebilir. 

Bu hastalığın tedavisinde doğru bir tedavi uygulanabilmesi için hastalığın zamanında teşhis edilebilmesi ve soruna neden olan faktörlerin iyi analiz edilebilmesi önemlidir. Kanallarda veya çevresinde meydana gelen bir iltihaplanma sonucu oluşan tıkanıklık ile burun yapısındaki bir sorunun neden olduğu tıkanıklık aynı şekilde tedavi edilemez. Hastalıktan şüphelenen bireylerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmalarında fayda vardır. 

Sebep Olan Faktörler ve Görülme Sıklığı

Gözyaşı tıkanıklığı bir çok sebeple ortaya çıkabileceği gibi her yaştaki bireyde de görülebilir. Genellikle 0-1 yaş aralığındaki çocuklarda görülme sıklığı daha fazladır. Bu çocuklarda durumun tespit edilebilmesi ve zamanında tanı koyulabilmesi önemlidir. 

İleri yaşlarda görülme olasılığı da oldukça fazladır. 40 yaşını aşmış bireylerde genellikle kanalların dokusunda meydana gelen bir iltihaplanma ve buna bağlı şişlik nedeniyle tıkanıklık görülür. Geçirilen ciddi göz enfeksiyonları bu durumun oluşmasına sebep olabilir. 

Kanalların burun içinde konumlanması olası burun sorunlarında bu durumun ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bu hastalığın her yaştaki bireyde görülmesine sebep olan en yaygın nedeni burun kanallarında bulunan şekil bozukluklarıdır. Buna ek olarak yoğun sinüs iltihaplanmaları, burun estetiği sonucunda gelişen komplikasyonlar ve burun kanalı içini etkileyen tümör veya beze gibi oluşumlar başlıca nedenleridir. Bunun yanı sıra yine burun kıkırdağındaki eğrilikler de bu tip sorunların oluşumuna sebep olabilir. Bunların yanı sıra gözyaşı taşı denilen oluşumun kanallarda veya gözyaşı kesesinde oluşması, elmacık kemiğindeki kırıklar, göz çevresindeki kemiklerde meydana gelen kırıklar ve kirpik kökü iltihaplanmaları bu hastalığın oluşumunu tetikleyen faktörlerdendir. 

En Sık Görülen Belirtileri

Hastalığın oluşumunu tetikleyen veya doğrudan sebep olan faktöre göre belirtiler de farlılık gösterebilmektedir. Ancak genel olarak hastalarda benzer belirtiler seyreder. Erken yaştaki çocuklarda böyle bir sorun ile karşılaşılması ve durumun erken fark edilebilmesi oldukça önemlidir. 

Belirtiler devamlı olarak görülebileceği gibi belli etkenlere maruz kalındığında da kendini gösterebilmektedir. Belirtiler özellikle rüzgarlı, soğuk ve sert hava koşullarında, özellikle güneş ışığına doğrudan maruz kalındığında ve sinüs iltihaplanmalarının şiddetlendiği durumlarda artış gösterecektir. 

Kanal tıkanıklığı sonucunda her bireyde en sık görülen belirti aşırı gözyaşı akmasıdır. Gözlerin sulanması özellikle sert ve rüzgarlı hava koşularında ve yoğun güneş ışığında artış gösterecektir. Göz enfeksiyonlarında artış da önemli belirtileri arasındadır. Bunun yanı sıra hastalarda göz çevresinde rahatsız edici batmalar ve yanmalar da gözlemlenmektedir. Göz çukurlarında şişme görülmeye başlanması durumun ilerlemiş olduğuna işaret etmektedir. Gözyaşı dokusunda yaşanan değişim kirpiklerin yapışık bir görünüme maruz kalmasına sebep olacaktır. Buna ek olarak görüşte bulanıklık görülme riski de oldukça fazladır. 

Tedavi Yöntemleri

Hastalığın altında yatan sebeplere göre tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Sorun değil neden odaklı tedavi her zaman için hastalığın tekrarlama riskini azaltacaktır. Hastaların yaş faktörü de uygulanacak tedavi yöntemlerini etkileyecektir. Hastalığın nedenlerinin doğru analiz edilebilmesi tekrarlama riskini azaltan en önemli faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. 

İlaç ile tedavi yöntemleri kısıtlı olan bu hastalığın en yaygın tedavisi probing adı verilen sondalama tedavisidir. Genellikle yeni doğanlarda 1-2 ayılık süreçten sonra uygulanabilen sondalama işlemi cerrahi müdahaleye gerek kalmadan sorunu tedavi edebilme imkanı sunsa da her zaman için yeterli olmayabilir. 

Tıkanıklığın açılması için sondalama işleminin yetersiz kaldığı durumlarda uygulanan en etkili tedavi cerrahi müdahaledir. Buna ek olarak slikon tüp uygulamasına da başvurulabilir. Ancak en kesin tedavi yöntemi cerrahi işlemdir. Cerrahi işlemde dikişli DSR veya dikişsiz Diod Laser DSR tedavisi uygulanacaktır. Dikişli DSR işleminde keseye 2-3 cm’lik bir kesi atılarak kanaldaki tıkanıklık temizlenir. Bu işlemin uygulanabilmesi için hastanın 2 yaşını geçmiş olması gerekmektedir. 

Kaynaklar


1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (1 votes, average: 1,00 out of 5)
Loading...

Yorum ekle