Tıp Literatürüne Geçen Retina Nakli Nasıl Yapılır ve Başarı Oranı Nedir?

Retina gözün görme işlemini gerçekleştiren tarı saydam yapıda ve oldukça hassas bir tabakasıdır. Retina hasarı sonucu görme yetisin kaybeden hastaya Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen retina nakli operasyonu yapıldı.

Retinanın Görevi

Gözümüz ışığı kırmak ve yansıtmakla görevli bir çok sinir hücresi ve tabakayı bir arada barındırır. Görme işlemi en basit tanımıyla gözümüze gelen ışığın korneada kırılarak retina vasıtasıyla beynin arka kısmındaki görme merkezine iletilmesi ile gerçekleşir. Bu işlemin kusursuz gerçekleşebilmesinde yoğun bir biçimde görme hücrelerinin oluşturduğu ağ tabakası olan retinanın vazifesi büyüktür.

Yüksek tansiyon veya göze alınabilecek darbeler sonucunda retina ciddi zararlar görebilir. Ancak retinada oluşan bu hasarlar ilaç tedavisi ile onarılamaz. Bunun başlıca sebebi retinanın yoğun bir biçimde sinir hücrelerini barındırmasıdır. Sinir hücreleri vücutta kendini yenileme özelliği göstermeyen nadir dokular arasındadır.

Ancak son yıllarda geliştirilen yöntemler ile bu tabakanın büyük ölçüde onarılması sağlanabilmektedir. Bu operasyonlar genellikle lazer yöntemi ile gerçekleştirilen ameliyatlardır. Ancak son yıllarda retina nakli üzerine geliştirilen çalışmalar oldukça olumlu sonuçlar vermeye başladı ve bu durum retina hasarı nedeniyle görme yetisini kaybeden bir çok hastaya umut ışığı oldu. Bu operasyon dünyada ilk olarak Japonya Devlet Doğa Bilimleri Enstitüsü’nde başarıyla denendi ve ilk olumlu sonuçlarını verdi. Bu başarılı nakil işleminin ardından dünyada ikinci Türkiye’de ilk olarak Ankara Ulucanlar Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi hekimi Doç.Dr.Kenan Sönmez tarafından gerçekleştirildi. Geçirdiği bir yaralanma sonucu sağ gözündeki retinanın delinmesi sonucunda görme yetisini tamamen kaybeden hastanın başarılı bir operasyon ile görme yetisi %30 oranında geri kazandırıldı.

Retina Nakli ve Başarı Oranı

Tıp tarihinde çığır açacak olan bu gelişme, lazer ameliyat ile tedavi edilemeyen bir çok hastaya umut ışığı oldu. Bu tabaka görme işleminin kusursuz bir biçimde gerçekleşmesinde oldukça önemlidir ve bu tabakada meydana gelebilecek hasarlar onarılamaz olarak kabul edilmektedir. Bu sebeple bir çok hasta büyük ölçüde veya tamamen kör olabilmektedir. Yeni uygulanmaya başlayan ve ilk iki denemede de oldukça olumlu sonuçlar veren bu yöntem ile bir çok hastaya yeniden görebilme umudu doğdu.

Bu operasyon üzerinde uzun yıllardır çalışılan ve oldukça uzmanlık gerektiren bir operasyondur. Bu işlem için hastadan retinaya ait kök hücre alınır ve hasarlı tabaka üzerinde onarma işlemi yapılır. Hastanın kendisinden alınan kök hücre sayesinde büyük oranda uyum yakalanmaktadır.

Kök hücre tedavisi ile bir çok hastalığa umut olunmaya devam ediyor. Ancak bu gelişmeler ışığında bir çok hekim tarafından tedavisi yok denilen retina hastalıklarından mağdur hastalar için yeni bir umut kapısı oldu. Birçok hasta lazer ameliyat ile tedavi sürecinde başarı sağlayamasa da bu yöntem ile daha bir çok hastanın yeniden görebileceği aşikar. Operasyonun ilk uygulandığı hasta makula dejenerasyonu nedeniyle gözünü kaybetmişti. İkinci olarak Türkiye’de gerçekleştirilen hastada ise tramvaya bağlı retina yırtığı vardı. Ancak her iki hastaya da başarılı bir şekilde uygulanan operasyonlar neticesinde büyük oranda görme yetisi geri kazanıldı. Spor yaptığı sırada gözünden yaralanan gazeteci hastanın gözüne daha önce 3 farklı operasyon gerçekleştirilmişti ancak sonuç alınamadı. ancak bu yöntem ile operasyon sonrası 3 ayda %30’luk kazanım sağlandı. İlerleyen aylarda bu oranın %40’lara çıkması hedefler arasında. Operasyon gerçekleştirilmeden önce hastanın operasyona elverişli olması gerekmektedir. Operasyonda hastanın sağlam olan gözünden veya hasarlı retinanın sağlam tarafından kök hücre alınacağı için dokuların korunmuş olması oldukça önemlidir. Hastanın sağlam dokusunun hasarlı bölge ile göstereceği uyum başarı oranını tetiklemektedir.


1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (2 votes, average: 3,00 out of 5)
Loading...

Yorum ekle